*****************************************
Temel bilgiler
04.12.2008 13:40:30
Yaklaşık bir kuşak önce cinselliğe erkeklerin
kadınlardan daha fazla ilgi duyduklarına inanılır, dolayısıyla erkeğin
mastürbasyon yapması, cinsel ilişkileri başlatması, hatta para ödeyerek
seks yapması çok daha hoşgörüyle karşılanırdı.
ERKEK CİNSEL ORGANLARI
Erkek cinsel organları penisten (kamış) ve skrotum adı verilen deriden
bir torba içinde yer alan iki testisten (erbezleri, hayalar) oluşur.
Cinsel uyarılma sırasında penis sertleşerek kadının vajinasına girme
olanağı sağlar. Testisler de erkek cinsel hormonu olan testesteronu ve
kadında üretilen yumurta hücresini (ovum) dölleyecek spermleri üretir.
Penis
Penisin gövdesinde süngersi dokudan oluşan üç uzun tüp vardır. Üstte yer
alan iki tüp birbirinin aynıdır ve kavernöz (kovucuklu) cisim (korpus
kavernozum) adı verilir. Süngersi cisim (korpus spongiozum) adı verilen
alttaki tüpün içinde üretra denilen, idrarın ve meninin (semen) geçtiği
kanal vardır.
Süngersi doku penisin ucunda genişleyerek, glans adı verilen mantara benzer bir penis başı oluşturur.
Penis başını sünnet derisi denilen gevşek bir deri kıvrımı örter. Sünnet
edilen erkeklerde bu deri kıvrımı alınır. Penisin başıyla gövdesi
arasında hafif bir oluk vardır. Sünnet derisi ince bir deri kıvrımıyla
penisin altından penis başına bağlanır. Ergenlik çağının sonlarında ve
erişkinlik çağının başlangıcında penis başının kökünde küçük noktalardan
oluşan bir halka görünebilir. İnciye benzeyen bu kabarcıkların genital
siğil olduğunu sanan gençler endişelenebilir, oysa bunlar zararsız doğal
kabartılardır.
Penisin kökünde orgazm sırasında ritmik olarak kasılan ve penisin sertleşmesinde de rol oynayan kaslar bulunmaktadır.

Erkeklik Üreme Sistemi
Erkekte cinsel organlar
Sağ üstte: penisin kesiti. Sağ altta: testislerin kesiti
Testisler
Dilimizde erbezi ya da haya adıyla anılan testisler erkek bebeğin
karnında büyür ve gebeliğin sonlarına doğru ilerleyerek torbalara
(skrotum) iner. Bazen bu gerçekleşmez ve çocukluk çağında küçük bir
ameliyatla testislerin skrotuma inmesini sağlama zorunluluğu doğar.
Testislerde iki tür hücre vardır; biri erkek cinsel hormonu
testesteronu, diğeri ise spermleri üretir. Spermler testislerden,
bükülmüş tüplerden oluşan ve testislerin arka ucunun üzerine külah gibi
yerleşen epididimlere geçer. Buradan da sperm kanalı (vas deferens) adı
verilen bir başka tüpe geçer. Erkekte kısırlaştırma ameliyatı olan
vazekto-mide bu tüp kesilir ve bağlanır.
Sperm kanalı idrar kesesinin arkasında biraz genişleyerek spermin
depolanacağı bir alan oluşturur. Burada sperm kanalına meni keseleri
(seminal kesecikler) adı verilen iki küçük bez açılır. Bu bezlerin
salgıladığı meni sıvısı (seminal sıvı) spermlerle ve prostat sıvısıyla
birleşerek orgazm sırasında çıkarılan meniyi oluşturur. Bu alana açılan
başka bazı bezler de vardır ve bunlar cinsel uyarılma sırasında bazen
erken boşaltılan saydam bir sıvı üretir; bu sıvıda gebeliğe yol açacak
kadar sperm bulunabilir.
Bundan sonra sperm kanalı idrar kesesinin altındaki prostatın içine
girerek burada idrar yoluyla (üretra) birleşir. Hem idrarı, hem de
meniyi taşıyan üretra penisin içinden geçerek dışarı açılır.
Testisleri destekleyen iki kas vardır. Bunlardan dartos kası torbaların
büzülmesini ya da gevşemesini sağlar, kremaster kası (asıcı kas) da
kasılarak testisleri yukarı çeker. Bazen genç erkeklerde bu kas aşırı
çalışabilir ve cinsel uyarılma ve boşalma sırasında testislerde ve
kasıklarda ağrıya neden olur. Bu durumda tedavi olarak bazen sıcak bir
küvette mastürbasyonla boşalma önerilir.

Erkekler vazektomiyle kısırlaştırılabilir
KADIN CİNSEL ORGANLARI
Kadın cinsel organları erkektekinden daha karmaşıktır. İçte karnın alt
bölümünde rahim ya da dölyatağı (uterus) ile sağda ve solda yumurta
kanalları (fallop borusu) ve yumurtalıklar yer alır. Rahmin alt ucu bir
boyun oluşturarak vajinanın içine doğru uzanır (serviks). Vajina dış
cinsel organlara açılır; bunlar idrar yolu (üretra), klitoris (bızır) ve
vulvadan oluşur.
Klitoris
Halk dilinde bızır adı verilen klitoris birçok bakımdan küçük bir penis
gibidir. İçinde boylu boyunca uzanan aynı türden üç tüp vardır ve kadın
uyarılınca klitoris de şişer ve sertleşir. Sinir uçlarıyla dolu olduğu
için, dokunmaya son derece duyarlıdır ve klitorisin uyarılmasıyla
kadında cinsel uyarılma sağlanır ama şiddetli ya da sert hareketler
ağrıya neden olabilir.
Vulva
Vulvada iki deri tabakası vardır: dıştaki daha kalın olana dış dudaklar,
içteki daha ince olana da küçük dudaklar adı verilir. Normalde bunlar
üst üste gelerek vajina ağzını sıkıca kapatır, ama ayrılırlarsa vajina
ağzı görülebilir. Daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemiş ya da tampon
kullanmamış bir kadında vajina ağzını çevreleyen ve himen ("kızlık
zarı") adı verilen ince bir zar bu girişi daha da daraltır. Çok seyrek
olarak himen vajina ağzını bütünüyle kapatarak âdet kanamaları
başlayınca kanın içerde toplanmasına neden olur. Bu durumda küçük bir
ameliyatla himeni kesmek gerekir. Bazı kadınlarda ise himen yırtılır ve
kalıntıları vajina girişine hafif girintili çıkıntılı bir görünüm
kazandırır. Kü-çük dudakların içinde, vajina ağzının hemen üzerinde
küçük bir doku tomurcuğunda üretranın (idrar yolu) ağzı yer alır.
Vajina ağzının alt bölümünde iki tarafta birer Bartholin bezi bulunur.
Bunların ürettiği sıvı cinsel birleşme sırasında vajinanın
kayganlaşmasını sağlar. Bazen bu bezler enfekte olur ya da bir kist
nedeniyle şişer ve antibiyotik kullanmak ya da küçük bir ameliyat yapmak
gerekebilir.
Vajina
Vajina tüp şeklindedir ve normalde yaklaşık 10 cm uzunluğundadır.
Vajinanın vulvaya yakın alt bölümü güçlü kaslarla çevrilidir ve penisin
vajinaya rahatça girebilmesi için bu kasların gevşemesi gerekir. Öte
yandan, bu kaslar çok gevşerse (belki çocuk doğurduktan sonra) cinsel
ilişki hem erkek hem de kadın için daha az haz verici olabilir ve
kasların güçlenmesi için özel bazı egzersizlerin yapılması gerekir.

Kadında cinsel organlar

Solda: kadında dış cinsel organlar ya da vulva; sağda: kadında iç cinsel organlar
Üstte rahim boynu (serviks) vajina içine doğru girer. Servikal
sürüntü testi ya da "smear" yapılacağı zaman spekulum adı verilen bir
alet yardımıyla vajina açılır ve rahim boynu görünür hale getirilir;
buradan yavaşça biraz doku ve salgı örneği alınarak bir lama yayılır ve
mikroskopta incelenir. Kadınların çoğu, cinsel birleşme sırasında
penisin tekrarlanan darbelerinden olduğu gibi, rahim boynuna doğrudan
basınç yapılmasından rahatsız olur.
Vajina duvarları kıvrımlıdır. Kadın cinsel olarak uyarılınca vajinanın
üst üçte ikilik bölümü uzayarak penise bütünüyle uygun hale gelir.
Rahim
Rahim ya da döl yatağı, ucu (rahim boynu) aşağıya doğru bakan bir üçgen
biçimindedir. Rahim boynu ise vajinaya açılır. Kadınların çoğunda rahmin
gövdesi hafifçe öne eğiktir ve önünde yer alan idrar kesesinin üzerine
doğru yatmıştır. Bazı kadınlarda da rahim arkaya doğru yatmıştır;
genellikle bunun herhangi bir sakıncası yoktur, ama doktor servikal
sürüntü örneği almak için rahim boynunu bulmakta biraz zorlanabilir! Üst
köşelerin her ikisinde de yanlara açılan kısa iki kol şeklinde yumurta
kanalları (fallop boruları) vardır. Yumurta kanallarının uçlarındaki
parmak benzeri doku her iki tarafta da yumurtalıkları kuşatır. Kadında
kısırlaştırma ameliyatı sırasında bu yumurta kanalları kesilerek
bağlanır ya da bir mandalla kapatılır.
Rahim esas olarak kaslardan oluşur ve görevi gebelik sırasında büyüyen
fetüsü barındırmak ve doğum sırasında kasılmalarda bebeğin dışarı
çıkmasını sağlamaktır. Gebelik sırasındaki genişleme yeteneği
olağanüstüdür; hacmi altı mililitreden dokuzuncu ayda dört litreye kadar
çıkar. Normalde boyu yaklaşık yedi santim kadardır.

Kadında kısırlaştırma: yumurtalık kanalları bağlanır (solda) ya da mandalla kapatılır (sağda)
Rahmi kaplayan örtü, hormonların etkisi altında her ay yenilenir.
Gebelik gerçekleşmezse, bu örtü oluşma sürecinin sonunda, ortalama 28.
günde bir âdet kanamasıyla (regl, aybaşı) atılır. Bununla birlikte âdet
döngüsü çok değişken olabilir ve birçok kadında âdetler çok düzenli
değildir.
Gebelik gerçekleşirse, fetüs için hazırlanan rahmin örtüsü oluşumunu
sürdürür; fetüs bu örtüye bağlanarak gelişmeye başlar. Bu nedenle âdetin
gecikmesi bir kadına gebe kalmış olabileceğini düşündüren ilk
işarettir.
Yumurtalık
Yumurtalıklarda yumurtalar vardır. Her yumurta bir hücre kümesiyle
çevrilmiştir. Her ay bir yumurta "olgunlaşır" ve çevresindeki hücre
kümesi büyür. Sonunda bu yumurta yumurtalığın yüzeyinden kopar ve
yumurta kanallarının parmaksı uzantıları tarafından kanala çekilir. Bu
olaya ovülasyon ya da yumurtlama adı verilir. Kanalda ilerleyen yumurta
hücresi spermle karşılaşırsa, ora-da döllenir. Normalde ovülasyon âdet
kanamasının ilk gününden yaklaşık 14 gün sonra gerçekleşir.
SEVİŞME SIRASINDA NELER OLUR?
Ön sevişme ya da aşk oyunları çiftlerin cinsel birleşmeye hazır duruma
gelmesini sağlamak için öpüşerek, sarılarak ve birbirlerini okşayarak
uyarma sürecidir. İnsanların "havaya girmek" için istedikleri ön sevişme
miktarı kişiden kişiye çok değişir. Çiftlerin çoğu her ikisine de uyan
bir 'rutin' geliştirir; ancak bazen cinsel birleşmeler arasına ön
sevişme ya da oral seks dönemleri serpiştirerek ve yeni pozisyonlar
deneyerek bu rutini kırmak eğlenceli olabilir. Sevişme sırasında ne
olacağını belirleyen kalıplar yoktur; önce öpüşmek, ardından ön sevişme
yapmak ve bunun cinsel birleşmeyle noktalanması gibi bir kural yoktur;
hazzın bir bölümü de bütün bunları içinizden geldiği gibi bir araya
getirmektir.
Öpüşmek (dudakların, bedenin ya da genital bölgelerin öpülmesi),
sarılmak, birbirini hafifçe ısırmak ve okşamak çiftin gevşemesine ve
Fiziksel olarak kendini eşine yakın hissetmesine yardım eder.
Uyarıldıkça birbirlerinin bedenini keşfetmeye başlayabilirler. Kadınlar
genellikle göğüslerinin ve meme başlarının hafifçe okşanmasından ya da
öpülmesinden ve uyluklarına dokunulmasından hoşlanır. Parmaklardan
birinin ya da ikisinin vajinaya sokulması da hoşlarına gidebilir.
Klitoris çok duyarlıdır ve kadın yeterince uyarılmadıysa ya da temas
şiddetli ya da sertse klitorise dokunmak acı verebilir. Kadınların çoğu
klitoris gövdesinin (ya da çevresinin) hafifçe art arda okşanmasından ya
da dokunulmasından hoşlanır ve birçok kadın oral seksi çok heyecan
verici bulur.
Erkekler penis gövdesinin ve başının tutulmasından, art arda
okşanmasından ya da öpülmesinden, yalanmasından ve (dondurma gibi)
emilmesinden hoşlanır. Penisin sıkı mı, yoksa gevşek mi tutulacağı
konusunda beğeniler farklılık gösterebilir. Bazı erkekler testislerine
dokunulmasından ya da avuca alınmasından ya da kalçalarının ve
uyluklarının okşanmasından da zevk alır. Erkeklerde meme başı
kadınlardan daha az duyarlıdır, ama bazı erkekler meme başlarının
uyarılmasından da hoşlanır.
Çift cinsel birleşmeye hazır olduğunda penis vajinaya sokulur ve ritmik
bir biçimde birlikte hareket ederek cinsel hazzın artması sağlanır. Elle
uyarılma aşamasından cinsel birleşmeye geçiş erkekte cinsel hazzı çok
artırır, ama kadında bu her za-man böyle olmaz. Sevgi dolu bir ilişkide
kadın penisin vajinaya girmesinden büyük duygusal doyum alır, ama bütün
cinsel birleşme pozisyonlarında klitoris yeterince uyarılamaz. Yeterli
deneyimi olmayan ya da sık sık sevişmeyen bir kadın, yeterince uyarılsa
bile penisin vajinaya girişi sırasında acı duyabilir. Çiftlerin farklı
pozisyonları deneyerek, sevişirken bunlardan hangisinin kendilerine daha
uygun olduğunu araştırmaları gerekir.
CİNSEL BİRLEŞME POZİSYONLARI
Birçok kitapta çiftlerin sevişirken uygulayabileceği, görünürde sonsuz
sayıda pozisyona ilişkin yararlı bilgiler vardır, ama aslında bunlar
dört temel pozisyonun çeşitlemeleridir ve bunların bir kısmı gerçekçi
olmayacak bir akrobasi yeteneği ister!

Klitoris dokunmaya son derece duyarlıdır ve şiddetli ya da sert hareketler ağrıya neden olabilir.
- Geleneksel (misyoner) pozisyon: Bu
pozisyonda erkek bacakları kapalı bir şekilde kadının üzerinde yatar ve
penisini vajinaya sokar. Kadın penisin girişini kolaylaştırmak için
bacaklarını iyice açarak sırt üstü yatar. Bu pozisyonun üstünlüğü çiftin
birbirinin yüzünü öpüp okşama-sına ve erkeğin kadının göğüslerini
okşamasına izin vermesidir; ancak erkek penisini klitorise sürtmek için
özel bir çaba harcamazsa klitoris ye-terince uyarlamayabilir. Bu
pozisyonun farklı uygulamalarında kadın dizlerini göğsüne doğru kıvırır
ya da erkek yerde diz çökerken bedenin yarısı yatakta olan kadın
bacaklarını erkeğin beline dolar.
|
 |
- Kadın üstte: Erkek sırt üstü yatar
ve kadın bacaklarını açarak penisin üzerine oturur. Penisin vajinaya
giriş sıklığını ve derinliğini kadının denetim altında tutmasına izin
verdiği ve klitorisin uyarılmasını kolaylaştırdığı için, bazı kadınlar
bu pozisyondan hoşlanır. Bu pozisyon gebelikte de yararlıdır. Kadın
erkeğin üzerinde diz üstü öne eğilebilir ya da alçak bir sandalyede
oturur gibi bacaklarını öne alarak erkeğin üzerine oturabilir. Çiftlerin
yüzü birbirine dönüktür ve erkek kadının göğüslerini ve klitorisini
uyarabilir. Erkek bacaklarını kavuşturarak otururken, kadının kucağına
oturması ve bacaklarını erkeğin beline sarması da bu pozisyonun farklı
bir uygulamasıdır.
|
 |
- Yan yana: Çift yüz yüze olacak
biçimde yan yatar, kadın üstteki bacağını kaldırarak erkeğin penisini
vajinaya sokmasını sağlar. Bu pozisyonda her iki eş de yatar pozisyonda
oldukları için cinsel birleşmenin uzun sürmesi olanağı vardır. Eşler
birbirlerinin cinsel organlarını ya da meme başlarını uyarabilirler.
|
 |
- Arkadan girme: Genellikle kadın
dört ayak üzerinde yatakta eğilir ve erkek bedenini kadının kalçalarına
doğru iterek vajinaya girer. Erkek kadının sırtını okşayabilir ve
göğüsleriyle ve klitorisiyle oynayabilir. Bu pozisyonun sakıncası
eşlerin yüzlerinin birbirlerine dönük olmamasıdır. Bu pozisyonun farklı
uygulamaları arasında oturma pozisyonu (kadının erkeğin üzerinde ama
sırtı ona dönük olarak oturması) ya da destek almak için bir yatak veya
masaya doğru eğilerek ayakta sevişmek sayılabilir.
|
 |
CİNSEL BİRLEŞME SIRASINDA BEDENDE NELER OLUR?
Erkek cinsel olarak uyarılınca penisi dikleşir. Penise kan akışı
artarken kanın penisten çıkışı önlenir. Dolayısıyla, iki kavernöz
cisimcikteki ve süngersi cisimcikteki süngersi dokular kanla dolar,
gerginleşir ve sertleşir. Sertleşmenin sürmesi için penisin tabanındaki
küçük kaslar da ritmik bir biçimde kasılır.

Solda, penis gevşeme pozisyonunda; sağda ise sertleşme sırasında
Uyarma arttıkça cinsel heyecan artar ve erkek orgazmın yaklaştığını
fark eder. Artık bir-iki saniyede boşalmanın gerçekleşeceği, "boşalmanın
kaçınılmazlığı" evresine girilir. Testislerdeki ve sperma kanalındaki
kaslar kasılarak meniyi üretradan dışarıya pompalamaya hazır konuma
geçer. Üretradan idrar çıkışı durdurulur. Prostat bezinden ve seminal
keseciklerden çıkan sıvı sperme karışarak meniyi oluşturur ve meni
üretranın üst bölümünde toplanır. Orgazm geldiğinde kasların
kasılmasıyla meni üretradan itilerek penisten dışarı fışkırır.
Orgazmdan sonra, erkeğin cinsel uyarıya yanıt vermediği bir evre vardır.
Yanıtsızlık dönemi adı verilen ve süresi kişiden kişiye çok farklı
olabilen bu dönem birkaç dakikayla birkaç saat arasında değişebilir.
Penis sertliğini yitirir, beden gevşer ve sıklıkla güçlü bir uyuma
isteği oluşur.
Kadında cinsel uyarılma klitorisin ve vulvanın şişmesine ve
kayganlaşmasına yol açar. Bu yolla vajina ağzı penisin girişini
kolaylaştırır ve kadının alacağı hazzı artırır. Rahim de büyüyüp
yükselerek rahim boynunu penisin yolundan uzaklaştırır. Vajinanın üst
bölümü balonlaşır. Orgazm sırasında vajina ve rahim kasları ritmik
olarak kasılır. Bazı kadınlarda üretradan az miktarda, idrar ol-mayan
bir sıvı da atılır. Bunun erkeğin boşalmasının kadındaki eşdeğeri olduğu
düşünülüyor. Kadınlarda mutlaka bir yanıtsızlık dönemi olması gerekmez
ve bazı kadınlar birbiri ardına birkaç kez orgazm olabilir.
ERKEK VE KADIN CİNSELLİĞİ
Yukarıda anlatılanlar cinsel uyarılma sırasında gerçekleşen Fiziksel
değişimlerin her iki cinsiyette de cinsel birleşmeyi kolaylaştırdığını
gösteriyor. Cinsel sorunların çoğu eşlerin farklı hızda ve tarzda yanıt
vermelerinden ya da cinsel uyarılmaya yanıt verememelerinden
kaynaklanır. Erkek uyarılmaz ve penisi sertleşmezse, eşi cinsel açıdan
engellenmişlik duygusu yaşayacak, çekici olmadığı ve reddedildiği
duygusuna kapılacaktır. Kadın cinselliğe karşı ilgisizse, sevişmekten
kaçınabilir ya da yeterince uyarılmadığı için cinsel ilişki-nin acı
verdiğinden yakınabilir. Bu durumda eşi onu nasıl uyaracağını bilemez ve
kendisini başarısız hisseder.
Erkeklerin elektrik ampulleri gibi hemen yanıt verdikleri, oysa
kadınların ütü gibi yavaş yavaş ısındıkları söylenir. Böyle eğlendirici
sözler insanların cinsel ilişkilerindeki karmaşıklığı ve farklılıkları
aşırı basite indirgiyor; kendisinin ampule benzemediğini düşünen birçok
erkeği de incitebilir! Aslında cinsel dürtünün kadında daha fazla olduğu
birçok çift vardır.

Kadında cinsel organların cinsel uyarılma öncesinde (solda) ve sırasında (sağda) görünümü
Geçmişte cinsellik üzerine birçok araştırma yapıldı; bunların en
ünlüleri Masters ve Johnson ile Kinsey ve Hite tarafından yapılanlardır.
Bu anketlerin hepsi erkekte cinsel aktivitenin erken yaşlarda doruğa
ulaştığını, genellikle ergenlik çağına denk gelen bu dönemde erkeğin
haftada ortalama beş orgazm yaşadığını gösteriyor. Kırk yaşlarına gelen
erkekte bu oran haftada iki-üç orgazma düşüyor ve bu sayı yaş
ilerledikçe giderek azalıyor.
Buna karşın, sonuçlar kadınlarda cinsel aktivitenin yirmili yaşların
sonunda ya da otuzlu yaşlarda doruğa ulaştığını ve gerek artış hızının,
gerekse yaşla azalma hızının erkeklerden çok daha yavaş olduğunu
düşündürüyor. Ayrıca kadınlarda âdet kanamaları, doğurganlık, gebelik ve
menopozun önemli rol oynadığı çok daha karmaşık bir cinsel yaşam
vardır.
"Genel bir davranış kalıbı" bulunmasına karşın, bütün araştırmalarda
insanların çoğunun ortalamadan çok farklı olduğu, yıllarca boşalmayan
erkekler ya da günde birkaç kez uyarılan kadınlar bulunduğu görülüyor.
Bunun gibi, günde birkaç kez boşalan erkekler yanında, yaşamları boyunca
yalnızca birkaç kez uyarılmış kadınlar da var. Gerçek şu ki, bu "genel
davranış kalıbına" uygun olup olmamaktansa, kendi cinselliğinden memnun
olmak çok daha önemli.
Dinsel ve kültürel inançlar kişilerin cinsellik karşısındaki
tutumlarında ve kabul edilebilir ya da edilemez saydıkları davranışlarda
son derece önemli, belirleyici bir rol oynuyor. Kişi bir davranışın
(örneğin kendi kendini tatmin mastürbasyon]) zararsız
olduğunu bilse bile, duygusal olarak yine de suçluluk ve pişmanlık
duyabiliyor.
Yaklaşık bir kuşak önce cinselliğe erkeklerin kadınlardan daha fazla
ilgi duyduklarına inanılır, dolayısıyla erkeğin mastürbasyon yapması,
cinsel ilişkileri başlatması, hatta para ödeyerek seks yapması çok daha
hoşgörüyle karşılanırdı. Feminizm dalgasıyla ve kadın haklarının ve
kadın sorunlarının kabul edilmesiyle kadın cinselliği çevresindeki
tabular kalktı ve artık cinselliğin kadınlarda da erkeklerdeki kadar
önemli olduğu biliniyor. Günümüzde kadınlar kendilerinin de cinsel
istekleri olduğunu, mastürbasyon yaptıklarını ve cinsel fanteziler
kurduklarını kabul etmeye daha yatkınlar. 1981 yılında gerçekleştirilen
bir araştırmada görüşme yapılan kadınların yüzde 73'ü 20 yaşından önce
mastürbasyon yaptığını söylüyordu. Aynı araştırmacıların 15 yıl önce,
1966 yılında gerçekleştirdikleri benzeri bir araştırmada bu rakam
yalnızca yüzde 46'ydı. Giderek mastürbasyon yapan kadın sayısı mı
artıyor, yoksa artık kadınlar bundan daha kolay mı söz edebiliyor?
ÇİFTLER HANGİ SIKLIKLA SEVİŞİYOR?
Araştırmaların çoğu, bütün yaş gruplarında ortalama haftada iki ya da üç
kez sevişmenin çok yaygın olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, genç
çiftlerde ve birlikte yaşayan ama evli olmayan çiftlerde cinsel
aktivitenin daha yoğun olduğu, ama ikinci yıldan sonra hem evli
çiftlerde, hem de birlikte yaşayan çiftlerde giderek azalma eğilimi
gösterdiği anlaşılıyor. Bazı dinlerde ve kültürlerde âdet kanaması
sırasında cinsel ilişki yasaktır. Ayrıca gebelik, çocuk büyütme, aile
sorunları ya da işteki gerilimler gibi olaylar da cinsel ilişki
sıklığını etkiliyor. Bir deyişe göre bir çift birlikteliklerinin ilk beş
yılında bir kavanoza her sevişmede bir metal para atsa ve beşinci
yıldan sonra her sevişmede kavanozdan bir metal para alsa, ömür boyu
birlikte yaşasalar bile kavanoz hiç boşalmazmış!
KADINDA BİRDEN ÇOK ORGAZM TİPİ Mİ VAR?
Kadınlarda farklı orgazm tipleri üzerine yoğun tartışmalar sürdürüldü ve
penisin vajinaya girişiyle ulaşılan orgazmın klitorisin uyarılmasıyla
ulaşılan orgazmdan daha "olgun" olduğu ileri sürüldü. Bununla birlikte,
araştırmalar kadınların çoğunun cinsel birleşmeden önce ya da cinsel
birleşme sırasında klitoris biraz uyarılmadan orgazma ulaşamadıklarını
ortaya koydu. İster doğrudan (okşanarak ya da öpülerek), ister (penisin
vajinaya girişiyle) dolaylı yoldan uyarılsın, kadında orgazmın
klitoristen kaynaklandığına inanılıyor.

Bazı kadınlar G noktasının uyarılmasından çok hoşlanır
Bir tartışma da "G noktası" adı verilen ve klitorisin arkasında
vajina içinde yer alan bir alanın var olup olmadığı konusudur. Bazı
kadınlar bu alanın uyarılmasından çok hoşlanır. Bu alandaki basıncın
dolaylı yoldan klitorisi ya da idrar yolunu uyardığı, bu nedenle haz
verdiği ve uyarıcı olduğu sanılıyor.
Bütün bu konular bir yana, kadınlarda cinsel uyarılmanın erkeklerden
daha karmaşık ve daha belirsiz olduğu açık. Birçok kadın kendi vücudunun
nelerden hoşlandığını ve geleneksel pozisyonlarda nelerin mümkün
olduğunu zamanla ve yeni eşlerle öğrenir. Öte yandan, denemelere ve
iletişime açık olan çiftlerin çoğu, her ikisini de tatmin eden bir
davranış biçimi bulacaklardır.
CİNSEL DÜRTÜLERİ UYUMSUZ OLAN ÇİFTLER NE YAPABİLİR?
Pek az çiftin cinsel dürtüleri tam bir uyum içindedir ve her seferinde
eşlerden birinin kendisini öteki kadar seksi ve tutkulu hissetmesini
beklemek mantıklı olmaz. İlişkinin başlangıcında durum bu olabilir, ama
zamanla çiftlerin çoğu kendi cinsel dürtülerini, işlerini, çocukları ve
benzeri noktaların da dikkate alındığı bir sevişme ritmini
yakalayacaktır. Cinsel dürtüler gerçekten uyumsuzsa, bunu açıkça
tartışmak, öteki eşin başarısız ya da anormal olduğunu ima eden hiçbir
yorumda bulunmaksızın bu uyumsuzluğu açık yüreklilikle kabul etmek
yararlı olabilir.
Cinsel ilişkilerde vurgu orgazma ulaşıp ulaşmama üzerine
yoğunlaştırılmamalı, daha çok cinselliğin olanak verdiği yakınlık ve
iletişim üzerinde durulmalıdır. Birbirine sarılmak ve birbirini okşamak
cinsel birleşme kadar haz verebilir ve eşlerden biri daha aktifse,
eşinin yardımıyla ya da tek başına mastürbasyon yapması engellenmişlik
duygusunu önleyebilir. Her eşin arzuladığı Fiziksel yakınlık miktarında
ve derecesinde ciddi bir fark varsa, ilişkiyi yeniden değerlendirip,
diğer olumlu faktörlerin bu ilişkiyi sürdürülmeye değer kılıp
kılmadığını görmekte yarar vardır.
| ÖNEMLİ NOKTALAR |
- Cinsel uyarılma sırasındaki Fiziksel değişiklikler kadınların çoğunda cinsel birleşmeyi kolaylaştırır.
- Eşlerin uyarılma hızları birbirinden farklı olabilir.
- Hangi sıklıkla sevişmek istedikleri konusunda da eşler arasında farklılık olabilir.
- Yakınlık ve dostluk cinsel birleşme kadar doyurucu olabilir.
|
|
|
Kaynak:
http://www.saglikpark.com |
|
*****************************************
Kadının Anatomik Yapısı-Dış Genital Organlar
Kadın üreme organları (genital organlar) dışta yer alanlar ve
içte yer alanlar olmak üzere ikiye ayrılır. İç genital organlar kadın
iskeletinde bacakların hemen üzerinde yer alan leğen kemikleri ve bel
kemiği tarafından oluşturulan kemik çatının (latince pelvis) içinde
koruma altına alınmışlardır.
Üstteki resimde kadın genital organları önden bakışta şematik olarak görülmektedir.
Kemik Çatı
Kadın doğası gebe kalmaya, rahim içinde gelişmekte
olan bebeği büyütmeye ve nihayet olgunlaşmış bebeği dünyaya getirmeye
göre düzenlenmiştir. Bu görevleri yerine getirmek amacına
yönelik olarak kadının kemik çatısı erkeğin kemik çatısına göre
belirgin farklılıklar gösterir:
Yukarıdaki resimde solda alt alta yer alan iki resimde
erkeğin kemik çatısı üstten ve önden bakışta, sağda alt alta yer alan
iki resimde ise kadının kemik çatısı üstten ve önden bakışta
görülmektedir. Dikkatlice bakıldığında erkeğin üstten bakışta kemik
çatı açıklığının kalp şeklinde, kadının kemik çatı açıklığının ise
yuvarlak olduğu görülebilir.
Bu farklılık erkeğin leğen
kemiklerinin yapısının daha çok ağır yük taşımaya yönelik, kadının leğen
kemiklerinin yapısının ise bebeğin başının doğum esnasında leğen
kemikleri tarafından oluşturulan doğum kanalına girmesine yönelik
yapılanmasından kaynaklanmaktadır.
Yine benzer bir şekilde önden bakışta erkeğin leğen kemikleri
alt açısı dar, kadının leğen kemikleri alt açısı bebeğin doğum
kanalından dışarıya rahatça çıkabilmesine olanak tanımak için geniş
açılı olarak yapılandırılmıştır.
Kadının kemik yapısının üzerinde yer alan kaslar ve bağlar
bebeğin doğum kanalından geçerek dış dünyaya çıkma sürecinde ona
mümkün olan en geniş alanı sağlamak amacına yönelik olarak gevşemeye
elverişli olarak yapılandırılmışlardır. Erkeklerin leğen kemikleri daha
çok yük taşımaya elverişli olacak şekilde biçimlendirildiğinden kaslar
ve bağlar çok fazla gevşeme göstermezler.
Kadınlarda bel ağrısının erkeklere göre daha sık görülmesinin en muhtemel nedeni budur.
Dış Genital Organlar
Kadın dış genital organları vücudu örten cilt tabakasının bir
devamıdır ve kadın iç genital organlarına giriş kapısını, bebeğin
doğduğu "doğum kanalından" çıkış kapısını oluştururlar. Dış genital
organlara topluca vulva adı verilir.
Resim: dış genital organların karşıdan bakıldığında görüntüsü
Kadın dış genital bölgesinin genel yapısı
Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında
üstte "çatıyı" oluşturan leğen kemiklerinin birbiriyle orta hatta
birleştiği bölgenin oluşturduğu kabarıklık olan pubis tepesi, altta anüs
ve yanlarda büyük (dış) dudaklar adı verilen yapılarca sınırlanan
bölgedir.
Pubis tepesi cilt ve altında yağ dokusu içerir, üzeri genital
kıllarla kaplıdır. Pubis tepesinin hemen altında klitoris bulunur.
Dış genital organların bir tabaka altında kadının doğum yapmasında,
idrar ve dışkı çıkışı gibi işlevleri istemli olarak yürütmesinde
önemli yeri olan kaslar bulunur. Bu kaslara topluca pelvis tabanı
kasları adı verilir.
Dış (büyük) dudaklar
Dölyolu (vajina) girişini sağlı sollu örten cilt
kıvrımlarının dışta yer alanlarıdır. Dış dudaklar önde genital kılların
olduğu pubis tepesinde, arkada ise anüsün hemen üstünde birleşirler.
Üzerleri genital kıllarla kaplıdır ve cilt altında yağdokusu
içerirler.
İç (küçük) dudaklar
Sağlı sollu dış dudakların iç yüzlerinde yer alan, klitorisin
üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır.
İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar. İç dudaklar normal
şartlarda bacaklar kapalıyken görünmezken bazı kadınlarda dış
dudaklardan daha geniş olduklarından dışarı taşabilirler. Kılla kaplı
değildirler ve ciltaltı yağdokusu içermezler.
Vajina girişi
İç dudakların devamında yer alan ve kızlık zarına kadar devam
eden 1-2 santimetrelik bir kısımdır. Kızlık zarı yırtıldıktan sonra
vajinayla birleşir.
Kızlık zarı
Latince'de hymen ("himen" okunur) olarak adlandırılan bu
yapı, ince olmasına karşın nispeten esnektir ve ortasında bir veya
daha fazla sayıda delik içerir. Her kadında farklı yapıya sahip olmasına
karşın, genellikle ilk ilişki esnasında hafif bir kanamayla yırtılır
ve böylece vajina girişiyle vajinanın birleşmesini sağlar.
Kızlık zarının kadın genital organlarını enfeksiyondan
koruduğu söylense de, ortasında adet kanamasının akmasını sağlayacak
deliği veya delikleri olan bu yapının bakterilerin geçişini nasıl
engellediği açıklanamadığından, bu işlevi tartışmalıdır.
Klitoris
Erkekteki penis başının kadındaki karşılığıdır. Klitoris
hemen pubis tepesi altında yer alan bir yapıdır ve üstte ve yanlarda iç
dudaklarla çevrilidir. Klitorisin hemen alt kısmında idrar deliği,
idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.
 |
Klitorisin dıştan görünen düğme şeklindeki
parçasının yanında vulvanın içine tümüyle gömülü şekilde yanlara doğru
uzanan iki kolu vardır ve bu haliyle klitoris gerçekte Y şeklinde bir
yapıdır. |
Klitoris cinsel ilişki esnasında aynen erkeğin penisi gibi
sertleşebilme özelliğine sahiptir. Kan damarlarından oldukça zengin bu
yapı kadın orgazmında önemli görevler üstlenir.
İdrar Deliği (uretra ağzı)
Klitorisin hemen altında, iç dudakların önde birleştiği yerde
bulunan ve idrarın dışarı boşaltılmasını sağlayan idrar deliği
aşağıda anlatılacak olan uretra adlı yapının son kısmını oluşturur.
Perine
Perine dış dudakların arkada birleştiği yerle anüs arasında
yer alan bölgedir. Ciltle kaplı olan bölge ciltaltında idrar ve dışkı
işlevlerinin kontrolünü sağlayan kasları barındırır. Bu kaslar doğum
eylemi esnasında mümkün olduğunca gevşeyerek bebeğin başının doğmasına
izin verirler.
Doğum eyleminin son aşamasına gelindiğinde bebeğin doğumunu
kolaylaştırmak amacıyla perineye yapılan kesiye epizyotomi (doğum
kesisi) adı verilir. Bu kesinin amacı bebek doğarken bu bölgenin
yırtılmasını ve altta bulunan perine kaslarının zarar görmesini
engellemektir.
Vulvada bulunan salgı bezleri
Dış genital bölgenin kurumasını önlemek ve cinsel ilişkide
gerekli kayganlaşmayı sağlamak işlevini yürüten birkaç adet salgı bezi
vardır. Bunlar arasında en önemlileri idrar çıkış deliğinin
yanlarında yer alan Skene bezleri ve vajina girişinin yakınında sağlı
sollu yer alan Bartholin ("bartolin" okunur) bezleridir.
Makat (anüs)
Makat kalın bağırsağın son kısmıdır ve depolanan dışkının dışa atılmasını sağlar.
Bu yapının vajinaya ne kadar yakın olduğuna dikkat edin. Bu
anatomik yakınlık nedeniyle kalın bağırsaktan dışkılama esnasında
gelen bakteriler vajinayla yakın temasta olurlar ve enfeksiyon
tehlikesi oluştururlar.
Kadınların tuvalet sonrası temizlikte dikkat etmeleri gereken çok önemli bir kural vardır:
Temizlik arkadan öne (anüsten vajinaya) doğru değil,
önden arkaya doğru yapılmalıdır. Zira arkadan öne temizlik kalın
bağırsak bakterilerinin vajinaya ve buradan da uretra ağzına bulaşmasına
ve bu bölgelerde sık sık enfeksiyonlar yaşanmasına neden olabilir.
Kızınıza tuvalet eğitimi verirken de bu kuralı öğretmeyi ihmal etmeyin.
Kaynak:
*****************************************
Erkek üreme organları ve genital organlar
Erkek üreme organları da aynen kadınlarda olduğu gibi dışta yer alanlar ve içte yer alanlar olmak üzere ikiye ayrılır.
Erkeğin dış genital organlarını penis ve içinde erbezlerini
(testisleri) barındıran torba (skrotum) adı verilen yapı oluşturur.
Penis
Penis, erişkin bir erkekte 5-9 santimetre uzunluğunda, 3-5
santimetre çapında silindir şeklinde bir organdır. Cinsel uyaranlara
bağlı olarak sertleştiğinde boyu yaklaşık iki kat uzar ve çapı artar.
Penis boyutlarındaki artışı sağlayan mekanizma penisin iç yapısında
bulunan boşluk ve gözeneklerin içinin kan ile dolmasıdır. Uyaran
bittiğinde penis kısa sürede eski boyutlarına geri döner.
Penis uzunluğu çok değişken olabilir ve penisin cinsel işleviyle boyutları arasında bilinen bir ilişki yoktur.
Penisin gövde ve baş olmak üzere iki kısmı vardır. Baş kısmı
sünnet derisiyle kaplıdır ve erkek sünnet olduktan sonra bu kısım
açıkta kalır. Sünnet olmamış erkeklerde sünnet derisinin içindeki baş
kısmı sertleşmeyle birlikte ortaya çıkar, sonra eski boyutlarına
döndüğünde tekrar deri tarafından örtülür. Penisin baş kısmı sünnet
olmamış erkeklerde elle sıyrılarak da ortaya çıkarılabilir.
Penis başı erkeğin en hassas bölgelerinden biridir ve
içerdiği çok sayıda sinir ucu sayesinde erkek orgazmında en önemli
rolü oynar.
Penisin ortasından uretra adı verilen idrar borusu geçer.
Mesaneyle bağlantılı olan bu boru, penis başının uç kısmında bulunan
uretra ağzına açılır. Uretra hem meninin hem de idrarın dışarıya
boşaltılmasını sağlar.
Erkek uretrası (sağda yer alan şekil) kadın uretrasına göre çok daha uzundur.
Kadın uretrasının nispeten kısa olması kadınlarda idrar yolları enfeksiyonlarının kolaylıkla oluşmasına zemin hazırlar.
Torba (skrotum)
Skrotum içinde sağlı sollu yer alan iki testis, sperm kanallarının bir kısmı ve çok sayıda damar yapısı içeren bir yapıdır.
Skrotumun sperm işlevlerini korumak açısından çok önemli bir özelliği vardır:
- Sperm hücreleri ısı değişikliklerinden olumsuz
etkilenirler ve işlevlerini en iyi şekilde yerine getirebilmeleri için
vücut ısısından yaklaşık 2 derece daha düşük bir ortamda bulunmaları
gerekir. Torbanın vücut dışında bulunmasının nedeni budur.
- Torbanın içindeki ısı vücut ısısından daha düşüktür ve
soğukta büzüşerek ısı kaybını önler. Sıcakta ise aksine sperm
hücrelerinin aşırı ısıya maruz kalmalarını önlemek için gevşer.
Testisler
Torbanın içinde sağlı sollu yer alan iki adet testis, sperm
hücrelerinin üretildiği ve testosteron adı verilen erkeklik hormonunun
salgılandığı yapılardır.
Testislerin büyüklükleri kişiden kişiye değişmekle beraber,
her biri ortalama 20-30 gram ağırlığında, 4-5 santimetre uzunluğunda
ve 2-2,5 santimetre kalınlıktadırlar.
Testisler yaklaşık aynı büyüklükte olmalarına karşın yapısal olarak sol testis sağdakine göre biraz daha aşağıda yer alır.
Her testis içinde küçük ve oldukça kıvrımlı sperm
kanalcıkları bulunur. Bu kanalcıklar beyindeki hipofiz bezinin
salgıladığı FSH hormonunun verdiği emirle sperm hücreleri üretirler.
Testisler yine hipofiz bezinden salgılanan ve LH adı verilen hormonun etkisiyle testosteron hormonu üretirler.
Erkek çocukta ergenlik dönemine girene kadar nispeten düşük
miktarlarda salgılanan testosteron hormonu ergenlikle birlikte daha
hızlı salgılanmaya başlar ve erkek çocukta ses kalınlaşması, sakal-bıyık
çıkması, vücut kaslarının gelişmesi, vücutta erkek tipi kıllanmanın
ortaya çıkması gibi erkeksi özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar.
Sperm üretimi de ergenliğin başlamasıyla kısa sürede başlar.
Erişkin bir erkekte de testosteron erkek cinsiyete özgü
özelliklerin devamını ve sürekli olarak sperm üretimini sağlar.
Kaynak:
http://jinekoloji.net/erkekanatomi.html
*********************************************************
Kadın dış cinsel (genital) organları büyüklük, şekil ve renk
açısından oldukça farklı görünümler gösterebilmektedir. Klitoris,
vajina girişi ve kızlık zarının (himen) görünümlerinde de farklılıklar
olabilmektedir.
Kadında dış genital organlar; büyük dudaklar (labium majör),
klitoris, küçük dudaklar (labium minör), idrar yolu açıklığı (üretral
açıklık) ve vajina girişidir. Kadın iç cinsel (genital) organları ise
rahim (uterus), serviks (boyun), yumurtalık (over), fallop tüpleridir.
Vajina:
Latince 'kın' veya 'kılıf anlamına gelir. Cinsel heyecanın
başlamasıyla birlikte 10-30 saniyede vajinal ıslanma meydana gelir. Bu
ıslanmayı yapan özel bir salgı bezi yoktur. Vajinayı çevreleyen
damarlardaki kan göllenmesinden süzülen transüda (proteinden fakir
hücrelerarası sıvı) niteliğindeki sıvı vajinanın ıslanmasını ve cinsel
ilişkinin gelişmesini sağlar. Doğum yapmamış kadınlarda uyarılmamış
vajinanın uzunluğu 7-8 cm., çapı 2 cm.'dir; uyarılınca boyu 9.5 -10.5
cm., çapı girişte 2.5 cm., dip kısımlarda 5.5 cm. olur. Doğum yapmış
kadınlarda uyarılmamış vajinanın uzunluğu 8-10 cm., çapı 3-4 cm.'dir,
uyarılınca boyu 11 -12 cm., çapı da girişte 3-4.5 cm., dip
kısımlarda 6.5 cm. olur. Görüldüğü gibi vajinal kanal uyarıyla
genişlemektedir.
Vajinanın sadece 1/3 dış kısmı cinsel yönden uyarılabilir, geri
kalan bölüm sadece basıncı hisseder. Rahimde ise giriş bölümü
(serviks) basıncı ve titreşimi hisseder.
Klitoris:
Klitoris küçük dudakların (labium minörler) üst birleşme kısmı ile
klitoral başlık arasında yer alan küçük oval bir yapıdır. Kadın
genitallerinin en duyarlı alanlarından birisidir. Klitorisin görünümü
ve büyüklüğü kadınlar arasında değişkenlik göstermektedir. İnsan dış
cinsel organları (genitalleri) arasında, üreme işlevi olmayan, sadece
cinsel işleve sahip tek organdır. Anatomik ve fizyolojik özellikleri
bakımından erkekteki penis muadili bir organdır. Ancak penise göre çok
daha küçüktür ve üretra (idrar yolu) klitorisin içinden geçmez.
Klitoris bir gövde ve bir baş (glans)'dan oluşmaktadır. Özellikle baş
kısmı yüksek oranda duyarlıdır. Cinsel uyarılma esnasında klitoris
genişler, kabarır. Büyük dudaklar arasında neredeyse saklanmış dışarı
doğru 0.5-1 cm. çıkıntı yapmıştır; klitorisin iki yana da uzanan
uyarılan dokunun toplam uzunluğu yaklaşık 20 cm.'dir. Üstü ‘klitoris
başlığı’ denen yapıyla örtülüdür, özellikle orgazmın gelişmesinde
klitoris başlığının klitorise sürtünmesinin büyük rolü vardir.
Heyecanlanma evresinde en ufak uyarı, fantezi kurulması bile klitorisin
çapında artmaya neden olur. Bu evrede kadınlar pelvis (leğen kemiği)
içinde bir dolgunluk hissi, irritasyon (rahatsızlık hissi) ve boşalma
ihtiyacı duyarlar. Ayrıca klitorisin gövdesi ve iki taraftaki
uzantıları da kanla dolup şişer ve küçük dudaklar civarındaki basınçla
meydana gelen hazdan sorumlu olurlar. Klitoris gövdesinin % 10-20
oranında büyüdüğü ve bunun erkekteki sertleşmeye karşılık geldiği
bilinmektedir
Dış dudaklar (Labium majör):
Kadında cinsel uyarılma olmadığı zamanlarda, ilk bakışta büyük
dudaklarla karşılaşılır. Büyük dudaklar küçük dudaklara, klitorise,
vajinaya ve idrar yolu (üretra) açıklığına koruma sağlar. Büyük
dudaklar (labium majör) büyük miktarda yağ dokusu ve ince bir düz kas
tabakasını örten deri katlarıdır. Erkekteki torba (skrotum) derisine
benzer. Uyarılma sırasında yassılaşır, küçük dudaklar ve vajina girişi
ortaya çıkar.
Küçük dudaklar (Labium minör):
Kavisli taç yaprağına benzer. Yağ hücresi ve kıl yoktur. Küçük kan
damarlarından zengin bir süngersi dokuya sahiptir. Büyük dudaklara
göre daha incedir. Kan damarları ve sinir uçları açısından zengindir.
Uyarılma esnasında deri katları kanla dolarak genişler, pembeden koyu
kırmızıya renk değişir.
İdrar yolu (Üretra): İdrar yolu (üretra)
girişi klitorisin hemen altında yer almaktadır. İdrar çıkışı dışında,
cinsellik ya da üreme ile ilişkisi bulunmamaktadır.
G noktası (Grafenberg Noktası):
Grafenberg noktası ilk kez Ernst Grafenberg adlı kadın doğum uzmanı
(jinekolog) tarafından 1950 yılında tanımlanmıştır. Çeşitli
makalelerde G - noktasından bahsedilmesine karşın varlığı 1980'li
yıllara kadar tartışılmıştır. Bunun nedeni cinsel yönden uyarılmamış
kadınlarda bu noktanın kendini belli etmemesi ve ilk uyarıların aşırı
bir tuvalete gitme isteğine neden olmasıdır. Dolayısıyla jinekolojik
muayenede G - noktasının saptanması oldukça zordur. G noktası plato
evresinin (uyarılma evresinin giderek arttığı ve hazzın orgazma
yaklaştığı evre) sonuna doğru fark edilebilir. Bu bölgedeki
embriyolojik prostat ana dokusu kanla dolar ve uyarılır; basınç,
titreşim G - noktasını uyararak orgazmın daha yoğun hissedilmesini, ya
da birden çok (multipl) orgazmın gerçekleşmesini sağlar.
Rahim (Uterus):
Rahim kadınların ana üreme organıdır. Ters dönmüş armut
şeklinde olup, boyu ortalama 7.5 cm, genişliği 5 cm’dir. Endometrium,
myometrium,perimetrium olmak üzere üç tabakadan oluşmuştur.
Endometrium; iç yüzeyi kaplar, her adette (menstruasyon) üçte ikisi
dökülür. Myometrium; kalın düz kas tabakası ile vardır. Cinsel
uyarılma, orgazm, doğum ve adet (menstruasyon) sırasında kasılmaları
sağlar. Perimetrium; en dış tabaka ise dış yüzeyi kaplayan ince
membran ile kaplıdır. Rahim (uterus) leğen kemiğinin içerisinde bağlar
yardımıyla asılı durmaktadır. Yaraizi (skar), iltahaplanma
(inflamasyon) nedeniyle esnekliği kaybolursa ağrılı ilişki neden
olabilir.
Seviks (Boyun):
Rahmin vajinaya açılan boyun kısmıdır; yaklaşık 2.5 - 3.5 cm.
uzunluğundadır. Hafif bir kısmı vajinaya doğru çıkıntı yapar. Serviks
cinsel ilişki sırasında basınca duyarlıdır. Penisin servikse
uyguladığı basınç doldurulma ve içeri girilme hissinin büyük kısmını
yaratır.
Fallop Tüpleri:
Rahimle yumurtalığı birleştirirler, yumurtanın asıl döllendiği yer
burasıdır. Uzunlukları yaklaşık 10 cm. kadardır. Orgazm kasılmalarına
rahimle birlikte eşlik ederler.
Yumurtalıklar (Overler):
Kadınlardaki üreme organıdır. Rahmin iki tarafında bulunur; 3.5 cm.
uzunluğunda, 2 cm. genişliğindedir. Her ay rahme fallop tüpleri
aracılığı ile yumurta (ovum) gönderilmesinden sorumludur. İçerdikleri
bir milyon potansiyel yumurtadan sadece 400-500'ü rahme atılır.
Menopozla (45-50 yaşlarında) birlikte bu işlev durur. Cinsel ilişkiye
ve uyarılmaya direkt etkisi yoktur, ama kadınlık hormonları olan
östrojen ve progesteronun salgılanmasından sorumludur. Orgazm
sırasında fallop tüpleriyle birlikte yumurtalıklarda da kasılmalar
gelişir.
Kaynak:
http://www.cetad.org.tr
*****************************************
Dosya:Vaginal opening - english description.jpg
Vikipedi,
özgür ansiklopedi
Vajina
Vajinanın
kısımları
Vajina
ya da vajen (Türkçe: döl yolu ),
vajina-vajen girişi ile başlayan ve üst uç kısmında rahimağzının yer aldığı içi
boş silindir şeklinde ve normal
halde yaklaşık 7-10 santimetre uzunluğunda, 3 santimetre genişliğinde bir yapı.
Vajina/vajen
girişinde bulunan Bartholin
adı verilen salgı bezleri cinsel
ilişki sırasında vajina girişinin ve vajina duvarlarının kayganlaşmasını
sağlar.
Normalde
ön ve arka duvarları birbiri üzerine katlanmış olarak duran bu yapı, doğum
eyleminde doğum kanalının yumuşak kısmının yapısında yer alır ve bebeğin
başının geçmesine müsaade edecek kadar esner.
Vajen
yüksek derecede esneyebilme yeteneğine sahip bir organdır. Bu özelliğini üç
katmanından orta katmanını oluşturan kas katmanına borçludur. Cinsel ilişki
esnasında genişliğini ve uzunluğunu duhul olan penisin çapına ve uzunluğuna göre belli oranlarda
arttırabilmektedir.
Ek Resimler
Uterus
ve tüpleri.
Kadın
üreme organı sistemi
Şematik
vulva anatomisi.
Uterus
ve sağ geniş ligament, arkadan görünüm.
Kadın
gövdesinin alt bölümünün sagittal kesimi, sağ segment.
Uterusun
arka yarısı ve vaginanın üst bölümü.
Vaginal duvarın katmanları.
Kaynak:
*****************************************
Penis
Vikipedi,
özgür ansiklopedi
Penis,
omurgalı ve omurgasız hayvanlarda, erkek bireylerde, görünür
kısımda yer alan eşey ve üreme organı yapısıdır. Penis kelimesi Latincede "kuyruk" anlamına
gelmektedir.[kaynak belirtilmeli]İdrar ve üreme salgısı kanalıyla, bunun çevresini
saran süngerimsi bir yapıda kan damarlarınca zengin bir üreme organıdır.
Penisin ucunda yer alan açıklıktan hem idrar hem de meni
ayrı zamanlarda dışarıya atılır. Penis uyarıldığında damarların kanla
dolmasıyla büyür ve sertleşir. Buna sertleşme (ereksiyon) denir. Sertleşen penis
içindeki meninin dışarı atılmasına boşalma (ejekülasyon) denir.
Sürüngenlerde
Halk
arasında "ayak" olarak nitelendirilen yılan hemipenisi (sağ ve sol)
Katynak:
*****************************************
*****************************************
*****************************************
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder